Türkiye Cumhuriyeti

T.C. Karlsruhe Başkonsolosluğu

Başkonsolosluk Duyurusu

Federal İdare Mahkemesi'nin Türk Vatandaşlarının Oturum Hakkına Ilişkin Verdiği Emsal Bir Karar , 19.09.2012

1. Federal İdare Mahkemesi’nin internet sitesinde Türk vatandaşlarının oturum hakkına ilişkin yakın zamanda verilen 1 C 10.11 sayılı karara dair basın açıklamasının özet çevirisi aşağıda sunulmaktadır:

 

“2000 yılında Aile Birleşimi (Familiennachzug) ile Almanya’ya gelen davacıya sınırlı oturum hakkı (befristete Aufenthaltserlaubnis) verilmiştir. Davacı süreç içerisinde boşanmış olmasına rağmen, oturum izni 2005 Ağustos ayında 1 Ağustos 2007 tarihine kadar uzatılmıştır.

 

Davacı 2004 yılından beri bir temizlik şirketinde çalışmaktadır. Haftada 5.5 saat çalışma karşılığında 180 Euro alırken, 2008 Mayıs ayından itibaren haftada 10 saat çalışma karşılığı 400 Euro almaya başlamıştır.

 

Eylül 2004’ten itibaren sosyal yardım, Ocak 2005’ten itibaren ek yardım alan davacının sağlık ve bakım paraları da Temmuz 2007’den itibaren (boşandığı ve eşinin sağlık yardımından yararlanamadığı için) devlet tarafından karşılanmaktaydı.

 

Davacı Mayıs 2008’den beri herhangi bir sosyal yardımdan faydalanmamaktadır.

 

2007 Ağustos ayında oturum izninin uzatılması için yaptığı başvuru 4 Şubat 2008’de, sosyal yardım parası alması, kendi geçimini temin edecek durumda olmaması gerekçesiyle reddedilmiş, ve davacı sınırdışı edilme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır.

 

ABAD’ın görüşünün sorulmasını müteakip 1/80 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı’nın (OKK) 6/1 maddesi uyarınca davacıya oturum izni (Aufenthaltserlaubnis) verilmesi gerektiği Yüksek İdare Mahkemesi tarafından da teyit edilmiştir.

 

Davalı idarenin temyiz başvurusu şu nedenlerle reddedilmiştir: Çalışma saatlerinin düşüklüğüne rağmen davacının sürekli bir ilişkisi bulunmaktadır. Haftada 5.5 saat çalışsa ve sosyal yardım parası alsa dahi davacının iş ilişkisi ABAD’ın “işçi” tanımına uygun düşmektedir. Mahkeme sürecinde çalışma süresinin haftada 10 saate çıkmasına ek olarak, davacı aynı işveren nezdinde yaklaşık 7 yıldır çalışmaktadır ve ücrete ve diğer menfaatlere hak kazanmaktadır.”

 

2. Karar, iş ilişkisinin belirlenmesinde haftalık çalışma süresinin dikkate alınmaması, İkamet Kanunu’nun 31. Maddesinde öngörülen kendi geçimini kendi temin edebilme şartına rağmen OKK ile temin edilen hakların teyidi bakımından önem arz etmektedir.